Çini, tarihsel kökeni binlerce yıl öncesine dayanan, seramik yüzeylerin özel tekniklerle sırlanıp desenlendirilmesi ile ortaya çıkan sanatsal bir üründür. Bugün hem mimaride hem dekorasyonda estetik değeri yüksek bir süsleme unsuru olarak kullanılan çini; renkleri, desenleri ve kültürel anlamlarıyla Türk-İslam sanatının en önemli mirasları arasında yer alır.
Çininin geçmişi Orta Asya’ya kadar uzanır. Ancak bu sanat, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde zirveye ulaşmıştır. Anadolu’ya özgü tekniklerle şekillenen çini, 14. yüzyıldan itibaren camilerde, saraylarda, türbelerde ve mimari yapılarda yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır. İznik ve Kütahya ise Türk çini sanatının iki önemli merkezi olarak dünya çapında ün kazanmıştır.
Çini yapımı ustalık, sabır ve sanatın birleştiği özel bir süreçtir. Genel olarak şu aşamalardan oluşur:
Beyaz toprak, kuvars ve kaolin karışımı yoğrularak çini hamuru hazırlanır.
Tabak, karo, vazo gibi form alacak ürünler kalıplarla oluşturulur ve kurumaya bırakılır.
Kuruyan hamur 1050 c derecelerde ilk pişirime girer ve dayanıklı hâle gelir.
Çini yüzeyine Osmanlı motifleri, klasik çiçek desenleri, geometrik şekiller veya modern tasarımlar çizilir. Ardından renkler uygulanır.
Desenlenen çini, parlaklık ve dayanıklılık kazandıran cam bezneri şeffaf bir sır ile kaplanır. İkinci kez yüksek sıcaklıkta pişirilerek son haline ulaşır.
Türk çinisinin en karakteristik özelliği canlı renkler ve anlam yüklü motiflerdir. Sıklıkla kullanılan motifler arasında: Lale, karanfil, rumi motifler ve geometrik desenler vardır.
Renklerde ise özellikle turkuaz, kobalt mavisi, mercan kırmızısı öne çıkar.
Geleneksel olarak cami, saray ve türbelerde karşımıza çıkan çini, günümüzde dekoratif bir sanat objesi olarak pek çok alanda değerlendirilmektedir:
Çinisera olarak, geleneksel çini estetiğini modern çizgilerle buluşturarak hem klasik hem modern mekânlara uygun tasarımlar sunuyoruz.
Çini; dayanıklı, zamansız ve kültürel değeri yüksek bir üründür. Yüzlerce yıl kalabilen yapısı sayesinde hem estetiği hem sürdürülebilirliği bir araya getirir. El işçiliğiyle üretildiği için her çini parçası benzersizdir ve mekâna karakter katar.
Çini, sadece bir süsleme malzemesi değil; geçmişten geleceğe uzanan bir kültürel mirastır. Renkleri, motifleri ve derin anlamlarıyla Anadolu’nun estetik hafızasını günümüzde yaşatmaya devam eder.
“Çinisera olarak, bu eşsiz sanatı modern yaşam alanlarına taşıyan özel koleksiyonlarımızla, gelenekten geleceğe uzanan bir sanat deneyimi sunuyoruz.”